Adetin 21. günü progesteron hormonu bakılması

Yumurtalama düzenleyici tedaviler:
Bu hastalara yumurtlama tedavisi (ovulasyon indüksiyonu) denilen tedaviler verilir. Bazen bu tedaviler yetersiz kaldığında tüp bebek tedavisi de uygulanır. Yumurtlama düzenleyici tedaviler ile hamilelik (gebelik) elde edilebilmesi için bazen aşılama da tedaviye eklenir. Yumurtlama düzenleyici yani yumurta büyütücü ilaçlar tablet şeklinde ağızdan alınan ilaçlar veya enjeksiyon (iğne) şeklinde kullanılan ilaçlar olabilmektedir. Bu ilaçlar ve tedaviler hakkında ayrıntılı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Hamilelik istemeyen hastalarda tedavi:
Yumurtlama düzensizliği problemi sadece gebelik istemi ile ilgili değildir. Gebelik istemi olmayan hastalarda da adet düzensizliği, tüylenme gibi problemler yumurtlama bozukluğuna bağlı meydana gelebilir. Bu durumlarda adet düzenleyici hormonal ilaçlar, tüylenme azaltıcı ilaçlar, epilasyon, doğum kontrol hapları gibi tedaviler sık kullanılır. Ancak asla doktor tavsiyesi olmadan bu tür ilaçlar kullanılmamalıdır. Bitkisel ilaçlar, kürler, otlar asla kullanılmamalıdır.

Kilo verme:
Aşırı kilolu olma (obezite) yumurtlamayı engelleyen, düzensizleştiren başlıca nedenlerden birisidir. Bu nedenle fazla kilosu olan hastalara mutlaka kilo vermeleri önerilir. Bunun için sağlıklı beslenme kurallarına dikkat etmeleri, gerekirse diyetisyenlerden yardım almaları, egzersiz ve spor yapmaları önerilir. Kilo verdiklerinde hastaların çoğu yumurtlamalarının ve adet düzeninin eskisine göre çok daha iyi olduğunu ifade ederler.

Yumurtlama problemi (bozukluğu) olup hamile kalanlar:
Yukarıda anlatılan tedaviler ile hastaların çoğunluğu hamile kalabilmektedir. Yumurtlama problemi dışında kısırlığa neden olacak bir problem yoksa, kadın ve erkeğin (özellikle kadının) yaşı gençse tedavi ile hamilelik elde edilme şansı daha yüksektir. Polikistik over hastalarında genellikle bu tedavilere iyi cevap alınır ve hamile kalma oranı nispeten yüksektir. Ancak genetik veya menopoz yaklaşması gibi nedenlerle ciddi yumurtlama bozukluğu olanlar ve fsh hormon değeri çok yüksek olanlarda ilaç tedavisi ile gebelik şansı çok düşüktür. Bu konu hakkında ayrıntılı bilgiye yumurtalık kapasitesi (over rezervi) yazısında buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) anovulasyon (yumurtlama olmaması) problemlerini başlıca 3 kategoriye ayırmıştır:
– WHO Class 1: Hipogonadotropik hipogonadizm: (Hipotalamo hipofizer yetmezlik) Bu hastalarda problem beyinde hipofiz veya hipotalamus bezindedir. FSH ve östrojen seviyeleri düşüktür hastaların. Anovulatuar (yumurtlama problemi olan) hastaların yaklaşık %5-10 kadarı bu gruba girer.
– WHO Class2: Hipotalamo hipofizer disfonksiyon: Bu grupta FSH ve östrojen hormon seviyeleri normaldir, buna rağmen yumurtlama düzensizliği vardır. Polikistik over sendromu bu gruba girer. Anovulasyon yani yumurtlama problemi olan hastaların en büyük çoğunluğu, yaklaşık %70-80’i bu gruba girer.
– WHO Class 3: Hipergonatodtropik hipogonadizm: (Ovaryen yetmezlik) Bu grupta FSH hormonu seviyesi yüksektir, östrojen hormonu seviyesi düşüktür. Bu grupta esas patoloji overlerde (yumurtalıklarda)dır. Buna bağlı östrojen üretimi azaldığı için FSH hormonu yükselir. Erken menopoz veya menopoz hastaları bu gruba girer. Anovulastuar hastaların yani yumurtlama problemi olan hastaların yaklaşık %10-30 kadarı bu gruptadır.
– Bu üç sınıf dışında genital kanal tıkanıklığına bağlı veya hiperprolaktinoma (prolaktin, süt hormonu yüksekliği) bağlı anovulasyon (yumurtlama olmaması) vardır.

Leave a Reply